HABİP ÇADIRCI HAYVANCILIK
Yazı Detayı
23 Mayıs 2020 - Cumartesi 20:53
 
HAYVANCILIK
HABİP ÇADIRCI
 
 

Tarım; bitkisel üretim, hayvansal üretim, su ürünleri üretimi ve mikro biyolojik üretimden oluşur. Hayvancılığı ayrı bir sektör gibi planlamak yanlış ve eksiktir. Hayvancılığın en önemli girdisi yem (kaba ve kesif yem, mera yönetimi) tamamen bitkisel üretime dayanır. Bitkisel üretimle planlanmayan hayvancılığın başarı şansı yoktur.Bitkisel üretimde de gübre ihtiyacı hayvancılıktan karşılanabilir. Hayvansal yem ihtiyacının karşılanmasında her ne kadar inorganik kimyasal katkılar kullanılıyorsa da sağlıklı yemlemenin yegane kaynağı bitkisel üretimdir. Tarımın bu iki kolu birbirinden ayrı düşünülemez. Tarımda birbirini tamamlayan iki alan birlikte ele alınıp planlanmadığı sürece, her iki alanında piyasa odaklı rekabetçi ekonomilerde sürdürülebilir ve yaşayabilir üretimi gerçekleştirme şansı yoktur. Özellikle ekonomik açıdan rekabet edebilir bir hayvansal üretim için buna daha çok ihtiyaç vardır.

 

Hayvansal üretimde de bitkisel üretimde olduğu gibi sağlıklı işleyen bir kayıt ve kontrol sisteminin olduğunu söylemek mümkün görülmüyor. Tarımda her türlü kontrol ve idareye imkan sağlayan sürdürülebilir bir kayıt sistemi olmadan isabetli bir planlamadan bahsedilemez. Bu sistemin sağlıklı bir şekilde işletilebilmesi ve başarısı için ve başarısı için yerelden merkeze doğru katılımcı bir yaklaşımla kurulması ve işletilmesi gerekir.

 

Sürdürülebilir ve yaşayabilir hayvancılık için ülkemizin doğası ve üretici alışkanlıkları yerli ırkların geliştirilmesini, rekabet edebilir üretim artışıda kültür ırklarını öne çıkarmaktadır. Türkiyede bölgesel gerçekler gözetilerek her iki ırkında geliştirilmesi gerekir. İklim, toprak ve biyolojik ihtiyaçlar nedeniyle her bölgede kültür ırkının desteklenmesi istenilen sonucu vermez.Bölgenin doğasına uymuş, çiftçi alışkanlıkları buna göre şekillenmiş, binlerce yıllık geçmişi olan yerli ırkların geliştirilmesi yerine kültür ırklarının adapte edilmeye çalışılması hem doğal yapıyı hem de sosyal hayatı olumsuz etkilemektedir. Çiftçilerin hayvancılığı bırakması, erozyon, çölleşme gibi arazi bozulmaları ve toprak kayıplarında bunun ciddi etkisi vardır. Bununla birlikte, Ege ve Marmara bölgesinde özellikle mera hayvancılığının yaygın olmadığı diğer bölgelerde de kültür ırklarının geliştirilmesi yerine yerli ırkların desteklenmeside olmaz. Sağlıklı bölgesel planlamalarla hem yerli ırkları hem de kültür ırklarını birlikte geliştirmek mümkündür.

 

Öncelikle hayvan kayıtları, işletme kayıtlarıyla entegre edilip, sağlıklı işleyen bir kayıt sistemi kurularak destekler sadeleştirilmelidir. İşletmeye et, süt, yumurta gibi ürünler esas alınarak tek ödeme şeklinde üretimden bağımsız, hayvan başı destek verilmelidir.Diğer taraftan yem, ilaç, barınak, alet ve makine destekleri de sayıları azaltılarak işletme kayıtlarına uygun olarak verilebilir. Destekler mutlaka çiftçi, çiftçi örgütleri ve kamunu ortak yetki ve sorumluluğunda otokontrol mekanizmalarıyla işletilmelidir.

 
Etiketler: HAYVANCILIK,
Yorumlar
Haber Yazılımı