SAHİ NEYDİ VEFA?..
Haber
03 Nisan 2021 - Cumartesi 15:10
 
SAHİ NEYDİ VEFA?..
Eyyüp AYDIN yazısı...
YAŞAM Haberi
SAHİ NEYDİ VEFA?..

Sahi neydi Vefa? Unutmamaktı... Zor günde sırt dönmemek, kapıları örtmemekti. Dostun ağlarken gülmemek, her acıya onunla göğüs germekti vefa... Laf değil... Vefa ne bir semt, ne de bir aparman adı... Vefa dostunla hemhal olmaktı. Yaralıya merhem... Susuza su... Ve vefa "anlamak"... Bir diken için bir gülü atmamaktı... Vefa çok ağır bir yüktür. Her insan taşıyamaz.

 

 Günümüzde vefa eksikliği sürüp giderken, ne gerçek dostluklar kalmış ne arkadaşlık, ne akrabalık kalmış ne de insanlık. Üzerine birçok tanım yapılmış hatta nice şiirler, şarkılar yazılmıştır. Ve yine ne yaman bir çelişkidir ki insanoğlu, pek vefalı olmasa da hayatı boyunca hep vefayı arar olmuş. Ne zaman bulsa bir yenilik bütün eskileri eskitir, unutur olmuş… Acaba şunu soruyor muyuz kendimize vefayı ne kadar hatırlayabiliyoruz  ya da vefa beklediğimiz insanlara biz ne kadar vefa gösteriyoruz?

 

Vefa; insanı erdemli yapan yüce bir duygudur. İnsan, vefa duygusuyla güven ve liyakat kazanır, madden ve manen yükselir. Politikada, iş hayatında ve değişik meslek dallarında bugün başarıya ulaşmış pek çok insan, bu başarılarını büyük ölçüde birilerine borçludur.

 

Vefa duygusu, insanın asaletinden ileri gelir. Vefalı insan olmak, karakteri sağlam insan olmak demektir. Tevazu sahibi olmak, hatır gönül sormak insanları küçültmez. Tam tersine daha da büyütür. Dikkat edilirse bazı kişiler, istediği hedefe ulaşmak için göstermiş olduğu vefa duygusunu, istediğini elde ettikten sonra aynı duyguyu bir daha paylaşmıyor. Yapılan bir araştırmaya göre, en fazla vefasızlık, siyaset kurumunda yükselen insanlarda görülüyor. Burada, verilen desteğin şu veya bu şekilde karşılığının istenmesinden değil, aranılan sadece bir vefa duygusudur. Hele ki; bu ülke, bu devlet, bu halk, bu günlerini birilerine borçluysa, vefa asli bir görevdir.

 

 Günü kurtarmanın telaşına kurban edilen vefa duygusu; komşu, akraba, arkadaş, dost ilişkilerinde, tanıyalım veya tanımayalım bir başkasına yapılan iyiliğin, yardımın unutulmaması, gönüllere kazınmasıdır. Vefa, karşılıksız sevmektir. Vefa dostuna yaptığı iyiliği az görüp, onun yaptığı iyiliği çok görmeyi bilmektir. İyiliğini, yardımını gördüğümüz insanlara, hatta varlıklara karşı hissedilen sevginin, minnet duygusunun kalpte devamlılığının sağlanmasıdır vefa…

 

Gün gelip de iyiliğini gördüklerimiz; ilgiye muhtaç olduklarında, onlara karşı yapılacak vazifenin de adı vefadır. Vefa duygusunun yok edilmesi, iyiliğin, güzelliğin, aile ilişkilerinin ortadan kaldırılması demektir. Böyle bir durumda ne ailede ne de toplumda istikrar ve güvenden söz edilebilir. Vefa duygusunun yok edildiği bir ortamda, insanların birbirlerine karşı güven duyması, hoşgörü ile bakması mümkün değildir. Günümüzde insanlar arasındaki çıkar ilişkileri öylesine ön plana çıkmış ki, vefa duygusu hatırlanmaz hale gelmiş.  

 

Günümüzde, vefanın yerine vefasızlık gelip oturdu. Dünün vefa anlayışı, günümüzde nankörlükle eş değer bir anlam kazandı. Oysa vefasızlık münafıklık alametidir. İtiraf etmeliyiz ki, günümüz insanı vefasızlık hastalığına yakalanmıştır. Bu hastalığın bir ahtapot gibi her tarafı kuşattığını görmek için çevrede olup bitenleri izlemek yeterlidir. Vefayı, sevgiyi, hoşgörüyü, sadakati, iyiliği unutmadan; fakat nankörlüğe de pirim vermeden, erdemli bir birey ve toplum olma özelliğini kaybetmeden geleceğin dünyasını kucaklayan, insan onurunu baş tacı eden bireyler olma isteği, herkesin ortak hedefi ve beklentisi olmalıdır. Esasen sahip olduğumuz tek varlık, kendi varlığımızdır. Eşya, maddi nesneler gelip geçicidir. Eğer bütün her şeyin yok olup geriye ne kaldı sorusuna, "ben" diyebiliyorsanız, kendi benliğinizin önemini anlayıp, kendinize sevgi ve saygı duymayı öğrendiğiniz ve her şeyin sizden kaynaklandığını anladığınız zaman, başkalarına verecek çok şeyiniz var demektir.  

 

Eskiden "ahde vefa" denilen sözlü anlaşmalar vardı. Sanırım hukukta hala bu tür sözleşmelerin yeri var. İnsanlar söz verirler ve bu sözlerini tutmak için de gerekirse susuz çölleri geçerlerdi. Oysa günümüzde yazılı metinler bile beş para etmez hale gelmiş. Günümüzde "sahi neydi vefa" diye hatırlayabilen acaba kaç kişi kaldı?.. Ancak unutmamak gerekir ki sevgi, vicdan, merhamet, vefa insanoğlunun en büyük silahı, ahlaklı yaşama yolunda en büyük kalkanıdır.  İnsanda vicdan ve merhamet olmayınca vefada olmaz!

Kaynak: Editör:
Etiketler: SAHİ, NEYDİ, VEFA?..,
Yorumlar
Haber Yazılımı