‘Kültür Ordusu Eri’ Ünver’in Erzurum Defterleri
Haber
18 Temmuz 2020 - Cumartesi 12:33
 
‘Kültür Ordusu Eri’ Ünver’in Erzurum Defterleri
Malazgirt Zaferi’nin 900. yılı anısına Erzurum ve Malazgirt’te düzenlenen etkinliklere katılan Süheyl Ünver’in bu sekiz günlük seyahat sırasında tuttuğu defterler ilk kez gün yüzüne çıktı. Özellikle Türk mimarisiyle ilgili eleştirilerin öne çıktığı bu defterlerdeki izlenimler aynı zamanda günümüzdeki pek çok kültürel yozlaşmanın temeline de dikkat çekiyor. Aziziye Tabyalarını ziyareti sırasında Nene Hatun’un rölyefini görüp gözyaşlarını tutamayan Ünver, Nene Hatun’a duyduğu hayranlığı birkaç cümleyle ve çizimle anlatıyor.
KÜLTÜR SANAT Haberi
‘Kültür Ordusu Eri’ Ünver’in Erzurum Defterleri

ürklerin Anadolu’ya girişinin 900. Yılı için yapılan kutlama etkinliklerine katılmak için 1971 yılında Erzurum, Kars, Malazgirt, Bayburt, Doğubayazıt ve Ahlat’ı ziyaret eden Ord.Prof.Dr. Süheyl Ünver’in sekiz gün süren bu seyahati sırasında tuttuğu Erzurum Defterleri gün yüzüne çıktı. Özellikle Türk mimarisiyle ilgili eleştirilerin öne çıktığı bu defterlerdeki izlenimler aynı zamanda günümüzdeki kültürel yozlaşmanın uzantılarına da dikkat çekiyor. Ünver, Erzurum’daki Saltuklu, İlhanlı ve Selçuklu eserlerini ziyaret edip ‘şahaser’ olarak nitelediği bu eserlerdeki motifleri defterine resmetmiş. Yine defterlerine Selçuklu Sultanı Alparslan’ın da bir minyatürünü yapan Ünver bu çalışmanın altına ise şu notu düşmüş: “ Kültür Ordusu Erlerinden Süheyl Ünver.” (Sultan Alpaslan’ın bu minyatürü o yıl Malazgirt Zaferi’nin 900. yılı anısına bastırılan hatıra pulunda da kullanılmış.)

 

BİN 473 DEFTERİ VAR
Süheyl Ünver’in ailesi tarafından Süleymaniye Kütüphanesi’ne bağışlanan arşivi arasında yer alan Erzurum Defterleri’ne araştırmacı yazar Alparslan Kotan aracılığıyla ulaştık ve bu defterlerin hikayesini kendisinden dinledik. Erzurum Palandöken Belediyesi tarafından çıkarılan Beyazşehir Dergisi’nde yazdığı “ Süheyl Ünver’in Erzurum Defterleri” başlıklı makale ile Erzurum defterlerini ilk kez kamuoyuna tanıtan Kotan, Ünver’in defterlerini şöyle anlatıyor: “Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Süheyl Ünver Koleksiyonu’nda 1473 defter bulunuyor. Hoca gittiği şehirde tanıştığı insanların kartvizitlerini, imzalarını, mektuplarını, gezdikleri mekanların fotoğraflarını, uçak biletini, davetiyeleri, topladığı kart postalları ve diğer efemeraları defterlerine eklemiş. Aynı zamanda iyi bir ressam olan Ünver hocanın şehirdeki tarihi yapılarla ilgili suluboya resimleri ya da çizimleri de bu defterlerde yer alıyor.”
Malazgirt Zaferi’nin 900. Yıldönümü 1971 yılında tüm yurtta çeşitli etkinliklerde kutlanmış. Bu etkinlikler çerçevesinde Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Selçuklu Tarihi ve Medeniyeti Enstitüsü tarafından 21 - 23 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen “Selçuklu Tarihi ve Medeniyeti Sempozyumu”na Prof. Dr. Süheyl Ünver de davet edilmiş. Kotan’ın anlattığına göre 21-23 Ağustos tarihinde Erzurum’a gelen Süheyl Ünver, Malazgirt Zaferi’nin 900. Yıldönümü çevçevesinde Malazgirt’te yapılan anma törenine de katılıyor. Ayrıca Bayburt, Kars, Anı ve Doğubeyazıt’ı da ziyaret ediyor ve bu gezi sırasında 25, 21 ve 29 sayfalık üç adet not defteri tutuyor. Eski yazıyla kaleme alınan bu defterler daha sonra 146 sayfalık başka bir defterde Latince harflerle temize çekiliyor. Beşinci defterinde ise bu seyahatler sırasında toplanmış resimler ve çekilmiş fotoğraflar yer alıyor. Defterlerin Erzurum ve diğer bölge şehirlerinin kültür ve şehir tarihleri için özellikle yakın tarihimiz açısından önemli bilgiler içerdiğini belirten Kotan, defterlerin yayıma hazırlanması için titiz ve sabır gerektiren çalışma içerisinde olduğunu belirtiyor.

 

AĞUSTOSTA KIŞ SOĞUĞU
Hıngel (mantı) tarifinden tanıştığı insanların fotoğraflarına kadar her şeyi kimi zaman dakika dakika defterine not eden Ünver’in Erzurum günleri, 20 Ağustos tarihinde bir heyetle Ankara aktarmalı uçakla Erzurum Havalimanı’nda başlıyor. O zamanlar henüz “doktor” olan Fahrettin Kırzıoğlu tarafından karşılanan heyet üniversite lojmanlarına yerleştiriliyor. Erzurum’da yağışlı havadan dolayı üşüyen ve yüksek rakımdan dolayı baş ağrısından şikayet eden Ünver, “Hava utandı da kışa çevirmedi” diyor ve Ağustos ayında üşümesiyle ilgili şu notu paylaşıyor: “ Yani Erzurum’un kışını görmedik demeyelim.”

 

VALİ VE KOMUTANA SİTEM
Ertesi gün sabah 04:30’da kalkarak konuşma metnini kontrol eden Ünver, 09:13’de başlayan Sempozyum’un öğleden sonraki bölümünde “ Anadolu Selçuklu Laik Hastahaneleri ve Ruh Sağlığı Hizmetleri” başlıklı tebliğ sunuyor. Sempozyuma katılan heyetin bir gün önce Kolordu Komutanlığı’nı ve Valiliği ziyaret ettiğini kaydeden Ünver, ertesi gün sempozyuma vali ve komutanın katılmamasını ise sitemkâr bir dille not ediyor. Defterden öğrendiğimize göre tebliğ sunanlar arasında ise en çok övgüyü genç akademisyen Kırzıoğlu alıyor.Fahrettin Kırzıoğlu'nun iki kere tebliğini alkışlar arasında okuduğunu kaydeden Ünver ‘parlak genç’ olarak adını not düşerek bu genç akademisyeni övgü dolu sözlerle anıyor.

350 YILLIK BALIKLAR

“Suyu çok soğuk ve güzel” diye içtiği suyu öven Ünver Erzurum yakınlarında yer alan kaplıcalardan ve Balıklı Çemlik’ten de bahsederek, "Rivayet odur ki burada yaşayan balıklar uzun ömürlüdür. Evliya Çelebi’ye göre 350 yıl yaşarlar" der. Erzurum Müzesi'ni ise Türk sanat eserlerine gereken değer verilmediği için eleştirir.

 

KÖTÜ RESTORASYONA BÜYÜK TEPKİ GÖSTERİYOR

1965 yılında çöken ve adeta temelden başlanarak yeniden inşa edilen Ulu Cami’de yapılan restorasyon çalışmalarında yaşanan aksaklıklar Süheyl Ünver’in defterine şu cümlelerle kaydedilir: “ Vakıfların bir hatası üstünü tecrit etmemişler, hep yapılan yerler su içinde. Şimdiden kirlenmiş. Tamirde hiç resmi kontrol yok. Her şey taşçıların elinde. Herkes de bu fikirde.”

 

Sekiz günlük doğu gezisinden notlar

Bayburt’ta yaşlı bir dedenin fotoğrafını çekip altına “İşte Alparslan’ın torunları’ diye not düşmüş.
Erzurum’da Havuzbaşı’ndaki Atatürk heykeli fotoğrafı paylaşan Ünver “Cumhuriyet’ten sonra Erzurum’un simgesi” ifadesini kullanıyor.
Malazgirt’te yapılan törenlerden ve kalabalıktan pek hoşlanmaz. İyi karşılanmadıklarından bahseder.
Erzurum Müzesi’ni gezerken Osmanlı ve Selçuklu dönemine dair eserlerin öne çıkmamasından şikâyet ediyor.
Türk mimarisinin hala güzel sanatlarda ve teknik okullarda ders notu olarak okutulmamasından duyulan rahatsızlığını dile getiriyor.
1904 yılında yapılan Şerif Efendi Polikliniği’nin dönemin Belediye Başkanı Selahattin Ozan tarafından yıkılıp yeni yapılan binaların ortaya çıkarılmak istenmesini sert dille eleştiriyor.
Ani Harabelerini ziyaret eder ve burada Türklerin Anadolu’da yaptırdığı ilk caminin resmini çekip paylaşmış.
Erzurum’da mistik kültürün ağırlıklı olduğuna dem vurur.

Ruhsuz ve çirkin binalar

Süheyl Ünver, yeni Numune Hastanesi’ni ve üniversite kampüsündeki çirkin yapılaşmayı defterlerinde eleştiriyor. İlmi faaliyetlerini övdüğü üniversitenin binalarını “ruhsuz ve çirkin münferid” buluyor. Ünver, Erzurum’un iklim şartları göz önüne alınmadan binaların damsız, saçaksız ve her tarafı geniş camlarla kaplı olarak tasarlanmasını görgüsüz ve zevksiz bulup “Utandım ve çok üzüldüm. Bu projeleri hangi vukufsuz fani kabul etmiş? Hani bu binalar yüzünden bu Üniversite’de kalmak istemem” yorumunu yapıyor. Aynı zamanda İnşaat Mühendisi olan Alparslan Kotan, Ünver’in özellikle mimari eserler hakkındaki eleştirilerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, “ Bu eleştiriler günümüze ve geleceğe ışık tutacak ve kulaklara küpe olacak değerde tespitlerdir” diyor.

 

'Erzurum'un incisi' diye anıyor

Şehir merkezinde yapılan gezilerde Süheyl Ünver şehrin önemli tarihi eserleri Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi ve Lala Paşa Camii’ni ziyaret edip bu eserlerin mimarî bazı detaylarını ve süsleme motiflerini defterine işler fotoğraflarını çekmiş. Çifte Minareli Medrese fotoğrafının altına “Erzurum’un İncisi Çifte Minare” notunu yazan Ünver o dönem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanımında bulunan Yakutiye Medresesi’ne ise ziyareti Pazar gününe denk geldiği için giremez.

 

Nene Hatun'u görünce ağlar

Heyet Aziziye Tabyaları’nı ziyaret edip burada toplu hatıra fotoğrafı çektirmiş. Süheyl Ünver, Tabyalarda yer alan ve 1952 yılında yapılan Nene Hatun’un rölyefinin fotoğrafını çekip daha sonra buradaki figürünü defterine de çizmiş. Nene Hatun’un bir Rus askerine saldırırken temsil edildiği rölyefin karşısında, yaşadığı duygu yoğunluğunun tesiriyle göz yaşlarını tutamayan Ünver şu notu defterine düşer: “ İşte Nine Hatun Erzurum’da. 1877-78’de böyle 16’larında böyle bir genç kız. Erzurumlularla Aziziye Tabyasına koşup düşman Rus askerine atıyor satırı. Bu kahraman kız onlardan bir kaçını temizliyor. Bu kabartma o kahramanlık sahnesini gösteriyor. Bu resmi ben çektim ve orada gözüm yaşardı. Onu rahmetle andım. İşte Türk kadını düşmanı harim-i ismetinde böyle boğar.”

 

kaynak: yenisafak.com

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘Kültür, Ordusu, Eri’, Ünver’in, Erzurum, Defterleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı